2019 Birincimiz Mustafa Güneşoğlu’nun Perspektifinden Kısa Film ve 15’li

Ben Bahçeşehir Üniversitesi Sinema/Tv öğrencisi Mustafa Güneşoğlu. Seyfi Teoman Kısa Film festivali hayatımda çok önemli bir yere sahip çünkü kısa film dalında benim ilk ödülüm olan jüri özel ödülünü saklambaç filmim ile 2018 yılında kazanmıştım ve yine benim için bir ilk olan kısa film dalında en iyi film ödülünü 15’li filmimle 2019 yılında ilk kez bu festivalden almıştım. Bu bakımdan Seyfi Teoman kısa film festivali benim için çok değerli. Bu yazının amacı olan 15’li filminin çekiliş sürecine gelirsek açıkçası tamamen sürprizlerle dolu bir süreçti. Benim üniversiteye hazırlık dönemim olduğu için sene başında kafamda kısa film çekme planım yoktu. Fakat 18 Mart yaklaşmışken okuldaki hocalarım olsun arkadaşlarım olsun benden bir 18 Mart projesi çekmemi istediler. Bende kendi kendime neden olmasın lisemdeki son yılım seneye de üniversiteye başlayacağım güzel bir kısa film projesi yapıp lise maceramı güzel bir şekilde sonlandırırım dedim. Tabi önce fikir aşaması vardı. Fikri bulurum oyuncuları ayarlarım kostüm mekan ayarlarım diye kafamda planlarken bu aşamada benim için tek bir sıkıntı vardı o da zaman. Çünkü tüm bunları yapabilmem için tam 10 günüm vardı. Önce fikri bulup senaryoya döktüm ve başlangıç için hemen birkaç arkadaşımdan oluşan küçük bir ekip kurdum. Filmde görüntü yönetmenliğini üstlenen ve yakın arkadaşım olan Atacan Aydın ile mekan gezisine çıktık. Uygun mekan ararken aynı zamanda ben kafamda karakter dağılımına göre oyuncu kadrosu oluşturmaya çalışıyordum. Tüm bunların yanı sıra özellikle öğrenci olarak kostümler, silahlar ve diğer aksesuralar yani işin sanat kısmının bizi çok zorlayacağını düşündük. Fakat okulum Mimar Sinan Güzel Sanatlar Lisesinin resim tiyatro sinema ve müzik bölümlerinde okuyan arkadaşlarımdan oluşan ortak bir ekip kurdum. Aynı zamanda okulun tiyatro bölümü sayesinde filmime uygun niteliklerde oyuncu kastı oluşturma konusunda da şanslıydım.

Artık filmin çekim aşamasına geçmiştim. Sabah erken saatlerde set ekibimle buluştuk. Sahne için gerekli olan dekorları düzenleyip kamera set-uplarını kurduk ve ilk olarak ormanda geçen savaş sahnemizi çektik. Bizim için en büyük dezavantaj havanın parçalı bulutlu olmasıydı çünkü bir sahnede hava güneşliyken bir sahnede hava kapalı oluyordu ve bu durum da devamsızlık açısından bizi zorlasa da sabrederek havanın kapalı olduğu zaman dilimine denk getirmeye çalıştık. Bizim için en zor sahne bu savaş sahnesiydi çünkü çok hızlı bir ışık değişimi vardı, oyuncuların zaman zaman yağan yağmur sebebiyle çamurlu yerde sürünmesi ve bu sahneyi tekrar tekrar farklı açılardan alma durumumuz hem oyucularımız hem set ekibimiz açısından zorlu bir aşamaydı. Yorucu bir günün ardından geriye kalan diğer sahneler için o gece planlama yaptık. Geriye kalan sınıf, basketbol, karargah ve yürüme sahnelerini ertesi gün tek bir günde çok yoğun bir tempoyla çalışarak bitirdik. Çekimler bittikten sonra geriye bir tek post production süreci kalmıştı. Burada benim için önemli olan kısım senaryo kısmında kafamda kurguladığım geçiş sahnelerini masada uygulayabilmekti ve bunu uygulayabildiğimi düşünüyorum. Filmin renk tarafında ise hayal ettiğim atmosfere uygun bir renk yapmaya çalıştım.

Sonuç olarak ortaya böyle bir kısa film çıkmış oldu. Bence daha iyisi de olabilirdi fakat zamana karşı yarışta ve bu teknik imkansızlıklara rağmen elimizden geldiğince iyi bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Teknik imkansızlıklardan kastım mesela sette drone yoktu ve yukardan planladığımız askerlerin yerde yattığı sahneyi Atacan ağaca çıkarak çekmişti. Aslında bu işe yeni başlayan lisedekiler için, demek istediğim tıpkı yukarda anlattığım örnekteki gibi eğer tıkandığımız bir nokta olursa, sette sıkıntılar veya teknik problem çıkarsa bahane üretmeden o işi farklı çözümler üreterek, yaratıcı yollar düşünerek yapmalıyız çünkü bence yönetmen kamera önündeki sahneyi yönetebildiği gibi o an kamera arkasındaki tüm seti de yönetebilmelidir ve bunun içinde ekip uyumu çok önemlidir. Bu film süreci ve sonrasında gelen festival yolculukları bana çok şey kattı. Bu filmim ile Seyfi Teoman Kısa Film Festivalinden 1.lik , Uluslararası Altın Boğa Kısa Film festivalinden 2.lik ve Kısakes kısa film festivalinden jüri özel ödülü kazandım. Yukarıda da bahsettiğim gibi sonuçlar tabiki benim için önemliydi fakat benim için bu yolculukta öğrendiklerim ve kendime katabildiklerim de çok değerliydi. Henüz bu yolculuğun başında biri olarak bu yola çıkacak tüm genç arkadaşlarıma da iyi yolculuklar dilerim.

Bir Yorum Yazın